MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞINDA NELER OLUYOR ?
Günümüz de kamu yönetimi sanıldığı kadar kolay biri değildir. Kolay biri gibi
görünen yönetim, yeteneksiz ye ehliyetsiz ki elinde arapsaçına dönmektedir.
Müdür, Daire Başkanı, Genel Müdür, Müşteşar Kamu Yönetiminin çok önemli
unsurlarıdır. Bunlara yardımcı unsurlarda vardır. Uzman müşavir gibi.
Bir başka önemli kamu görevlileri de kurum ve kurul Başkanlıklarıdır. Genelde
Kurum Başkanlıkları bağımsız yada özerk kuruluşlardır.
Kurul Başkanlıkları ise doğrudan Bakana veya üst idari otoriteye bağlı
kuruluşlardır. Şimdi düşünüyorum bu görevliler günümüzde dünyasında ne yapar ne
yapmalıdır. Her problemi kanunla mevzuatla cözmek mümkün değildir. Hepimiz
biliyoruz ki bir problemle karşılaştığımız zaman önce kanunlara, sonra tüzük ve
yönetmeliklere daha sonrada genelge ve teamüllere bakarız. Yinede çözemiyorsak
örf ve adetlerimizi de dikkate alarak; akıl ye mantığımızla çözeriz.
Ülkemiz kamu yönetim alanında önemli başarılar elde etmiştir. Osmanlı
İmparatorluğu bu alanda elde ettigi başarı günümüz dünyasında da model olmuştur.
Bugün bu geçmişimizle övünebiliyor muyuz ? diye düşünüyorum. Ben otuz bir sene
Milli Egitim Bakanlığında Genel Müdür Yardımcılığı, Genel Müdürlük , Müsteşar
Yardımcılığı Müsteşar vekilliki görevlerinde bulunmuş, şimdi emekli bir
bürokratım. Görevim sırasında Bakanlığa en erken ben geldim. Mesai bittikten
sonra en geç ben çıktım. Görev olarak bana verilen en sıkıntlı işlere bile
olumsuz bakmadım. Başarılıda olduğumu sanıyorum. Çünkü bakanlarımdan otuzu aşkın
takdirname ve teşekkür belgesi aldım. Ben bu dönemde Milli Eğitim Bakanını
oldukça başarılı buluyordum. Arkadaşlarımızı eleştiriyoru çünkü Sayın Bakan
üslubuna uygun olmayan Genel Müdürlerle ça1ışmaktadır temel görevi halkla devlet
arasındaki olumlu veya olumsuz ilişkilerde aracılık etmektir. Hal böyle iken,
oldukça başarılı bulduğum Talim Terbiye Kurulu Başkanı ile ilköğretim Genel
Müdürünün istifasını anlamış değilim.
Talim Terbiye Kurulu Başkanı Prof. Dr Ziya Selçuk’u iyi tanırım. Hem ilmi açıdan
hem de yönetim açısından kolay bulunan bir kişilik değildir. Yüreği ülke ye
insan sevgisi ile dolu bir insanın yapacağı daha pek çok iş varken, görevden
ayrılmasını bir türlü anlamıyorum.
Sayın Bakana saygılıyım. Elbette bir bildiği de vardır. Kendilerine yakışmayan
pek çok üst görevli varken iki üst görevlinin kurban edilmesi şaşkınlık
yaratmıştır. Bir emekli olarak beni de çok üzmüştür. Kurumda pek rastlandığımız
sevgi ve saygı Milli Eğitim Bakanlığında fazlasıyla vardır. Emekli de olsanız
Kurumda saygıyla karşılanırsınız ismini vermek istemediğim bazı Genel Müdürlerle
değil görüşmek selam versen almak istememektedirler. Bunlarla mı çağdaşlaşacağız
bunlarla mı huzur bulacağız. Personelcilik kolay değildir sabır ister, hoşgörü
ister. Bilgiyle kurulmayan otorite anlık olur. Uzun ömürlü olmaz.
Bu arada Milli Eğitim Bakanlığının da olumlu gelişmelerde var. Eğitim
Teknolojileri Genel Müdürü Nizami Aktürk’ün açıklamalarından oldukça
etkilendim.Yıllardır çözülemeyen önemli bir konuyu çözmüş görünüyor.
Okullarımızda (E) kayıt dönemi başlıyor. Şimdilik beğilde olacak. Kayıtlar
internet ortamında gerçekleştiriliyor esas olduğu için birçok evrak hazırlama
külfeti ortadan ka1kmış oluyor. Sadece kimlik kartı yeterli sayılıyor. Böylece
kayıt dönemindeki okullara bağışı torpil arayışları tarihe karışmış oluyor.
Emeği geçenleri kutluyorum.
Sözlerimi bir ünlü düğünür “HUGT WHIT”nin bir özdeyişiyle bitirmek istiyorum.
“Geçmiş değiştirmeniz mümkün değildir.Ancak; gelecek hala avucunuzun
içerisindedir”